Şimdi sevgilim olsan…

Sen olmalısın ama. Başkası değil…

Ne o hiç güvenmediklerim ne de kendileri olamamış, kendilerini bulamamış zavallılar… Sen olsan, yeniden…

İnan bana gülümseyerek yazıyorum bunları. Çünkü kızgın değilken ya da kendime yalan söylemiyorken aklıma geldiğinde hep mutlulukla hatırlıyorum seni. Biliyorum şu anda bunu her kim okuyorsa o sen değilsin ve asla beni bulmayacaksın. Yine de bir gün gerçekten neler hissettiğimi öğrenebileceğin düşüncesi çok romantik geliyor ve umut etmekten vazgeçemiyorum.

Elimde değil hiçbir şey için kızamıyorum sana. Çünkü yeterince fırsat tanımayarak hata yaptığımı artık biliyorum. Sen de beni anlamalıydın. Malum bir sorumluluğu omuzlarımda taşırken senin yanına gelmekten vazgeçemediğim için kızıyordum kendime. Ama böyle şeyleri unuttuğumuz günlerde fena da değildik sanki. Şimdi o sorumluluk olmadığı halde gelemiyorum sana bir de…

Sevgilim sen olsan, başkası değil…

Her geceyi bomboş geçirmesem şimdi olduğu gibi, şimdikiyle olduğu gibi. “Hadi gel bu akşam dışarı çıkalım.” desen bir anda. Ben iki ayağım bir pabuca girerek koştura koştura duşa girsem, süslensem ve düzgün çekemediğim eyeliner yüzünden kaybettiğim zamana küfretsem. “Bana mı süsleniyorsun? Offf hala mı?” diye azarlasan beni geç kaldığımda. Sanki çok süsleniyormuşum gibi… İnsan içine çıkmak için mecburi uğraşımı gösterdiğimi anlamasan…

Bugün bende kal dediğinde kalbim bir an teklese. Bahane uydurup kaçmasam hiç, başkalarından farklı olduğunu bilsen. Uyurken sıcaklığından bunalıp öylece kalakalsam. Seni uyandırmaktan korktuğum için çıkamasam bile yataktan. Sonunda pes edip salonda koltuğa yatsam ve sabah kızsan bana.

Film izlemeye karar verdiğimizde ben sana Kore filmi izletmeye çalışırsam “Yine mi Japonlar?!” diye isyan etsen. Ben de “Japon istediysen Japon olsun.” desem ve gülsem. Birlikte Koizora’yı izlesek senin için ilk, benim için milyonuncu kez. Nasıl ağlamazsın diye kızsam sana. Sen de beğendiğin halde inadına beğenmemiş gibi davransan. Ben ağladım diye de dalga geçip gülsen bana.

Her şey iyi giderken bir anda dengesizleşmesem bu sefer. Nedenini bile bilmeden birbirimize bağırıp çağırırken bulmasak birbirimizi. O sözleri söylemesek…En zayıf anımla, en korktuğum kabusumla yüzleştirmesen beni. Ne kadar aptal olduğumu hatırlatmasan… Etrafımızdakilerden gizlediğimiz için her gün yüzünü görmek zorunda kaldığım halde o sözlerini sindirmeye çalışıp durmasam. Sadece bu seferlik… İyi anılara tutunsam.

Kendi dünyamızda mutlu olmaya devam etsek? Daha fazlasını beklemesen benden? Ya da belki de beklesen… Bu sefer daha farklı olacağına söz verirsem bir zamanlar ayrılma nedenimiz olan şeyler şimdi gerçekten birlikte olma nedenimize dönüşebilir mi? Ama dedim ya bunların hiçbirini yüzüne söyleyemem. Her türlü aptallığı yapabilirim ama gerçekten önemsemeye başladığımda ne kadar korktuğumu bilirsin. Beni daha çok incitirsin diye eline koz vermekten korkmasam daha farklı olabilir miyiz?

Asla denemeyeceğim, asla bilmeyeceğiz.

*Baştaki şarkı bir Kore indie grubu olan Zitten’dan Wonderland. Şarkı Korece değil gerçi ama indie gruplara merak salınca keşfedilen ilk şarkılardan biri oluyor genelde. Severiz, sayarız, dinleriz. Çeviri yok bu sefer, gerek yok.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s