Derleme Şarkılar Köşesi

NŞA’da üzerine uzuuuun uzun -belki o kadar uzun olmazdı ama öyle inandırdım kendimi- yazılar yazabileceğim, gel gelelim keyifsizlikten midiiiiiir üşengeçlikten midir bilinmez bir türlü heveslenip de “Bakın ben ne yaptım! Sevsenize siz de! Lütfen?” diye şirinli veyahut “Bakın bu keşfedilmeyi bekleyen bir incidir. Cahil kalmayın, açın dinleyin. İyiliğiniz için diyorum yoksa bana ne canım?” stili sertli bir yazı paylaşmıyorum ne zamandır. Birkaç şarkı çevirdim son paylaşımlarım üstüne ve attım köşeye. Köşe dediğim youtube kanalım oluyor ki belki şu anda bu yazıyı bir şekilde okumaya başlamış sen, evet evet sen, kanaldan zaten bakmışsındır o şarkılara. Her biri için çılgınca yazı yazma niyetinde değilim. Sadece böyle toplu paylaşayım da gör istedim pek muhterem okuyucu.

İlk durağımızda Simon D ve Junggigo düeti “Ka Çebal” bulunmakta, çünkü şu anda şarkının adını hatırlamıyorum. Birazdan link alırken görmüş olacağım ve hayır, Korece adı da başka bir şey. Sadece ben öyle diyorum o şarkıya. Saygılarımla…

Geçtiğimiz gün Kore magazin piyasasına bomba gibi düşen (?) haber doğrultusunda öğrendiğimiz kadarıyla Mayıs ayı başlarında uzun süreli sevgilisi Lady Jane’den ayrılan, hakkında utanç verici boyutlara ulaştığı için açıp bendenizin dahi okumadığı bir fangirl yazısını bu blogda barındıran, dillere destan, namı/endamı almış yürümüş (tamam utanç verici olmaya başladım ve susuyorum)  Simon D ile melekvari bir ses ile hafif işkence çektirip  mükemmelliği karşısında gözyaşlarınıza hakim olamamanıza sebebiyet veren Junggigo ikilisi birleşip bir türlü nokta koyamadıkları, terk etmeye cesaret edemedikleri için git diye yalvardıkları (şarkıya bakınca benim kısıtlı yorumlarıma ihtiyacınız kalmayacak) sevdiceklerine içlerini döküyorlar. Tüm zamanların en sevdiğim parçalarında zirveye oynar bu şarkı. Ben söyleyeceğimi söyledim.

Hemen ardından K-Pop’ın kraliçesi, özgüveni ve duruşu ile bilmiyorum siz ne hissedersiniz ama beni tartışmasız ekseni etrafında döndüren muhteşem kadın Lee Hyori’nin son çıkardığı albümden birkaç şarkım var halihazırda. Bu geri dönüş beni uzun süredir heyecanlandırıyordu zaten. Albümden de ziyadesiyle memnun kaldım efenim. “Lee Hyori’nin sesi kötüdür, kaç yıldır piyasada bir türlü öğrenemedi şarkı söylemeyi” ve türevi yorum yapan Koreli netizenleri kesinlikle anlayamamakla birlikte Hyori’nin derin ve yer yer çatallanan sesini pek bir beğendiğimi, seçtiği şarkıları sesine iyi oturttuğunu düşündüğümü ve iyi bir şarkıcı olmanın çok yüksek perdelerde dolanıp ne bileyim geniş oktavlı bir sese sahip olmaktan ibaret olduğunu (çünkü Hyori gerçekten de fazla yükselip alçalmaz ama bu beni rahatsız da etmiyor açıkçası) düşünmediğimi belirtmek istiyorum. Peki bana göre iyi şarkıcı nasıl olur? Bilmem.

Bakalım bakalııım… Pek sevdiğim UEE’nin grubu After School dönüş yaptı First Love adlı, ona tezat direk dansı konseptli müzik videosu ile. Şarkının fena olmadığını düşünüyorum. Direk dansı öğrenmenin ne kadar zor olduğunu az çok hayal edebiliyorum ve videoda kesinlikle ucuz durmadığı kanısındayım. Becermişler bence işi. Seviyorum ben zaten After School’u. Flashback dinlemeye gitti

Nell Ocean of Light ile geri dönüş yaptı, eh Nell Turkey çevirmeni olunca onu da çevirmiş bulundum. Biraz şaşırdım gerçi ben bu şarkıya. Nell şarkılarının temposu gittikçe yükseliyor mu ne oluyor? Ya da ben daha yavaş, belki karamsar şarkılarını beğendiğimden mi bu kadar gözüme batıyor bilemiyorum. Şarkıya aşık olmadım açıkçası ama kötü de bulmadım. Ortalarda bir yerde gezinir, arada dinliyorum bile.

Primary… Primary, Primary… Seni lanet deha!

Primary and the Messengers albümünü dinlemeyen ölümlüler! Daha ne bekliyorsunuz? Sonsuza kadar yaşamayacaksınız. O yüzden daha fazla vakit harcamayın ve panik içinde çığlık atarak koşturmaya başlayın! Ya da sadece buraya da tıklayabilirsiniz. Size Kore hiphop camiasının en yana yakıla, kendini duvardan duvara vurarak dinlemenizi gerektiren isimlerini kazandıracak inanın. Bana öyle oldu çünkü. Benim için Primary bir çınar, geri kalan herkes ise onunla bağlantılı kökleri takip etmem ve biraz da facebook sohbetleri ile heves etmem sonucu tanıdığım isimler. Çevirim ise Mad Soul Child (daha önce bir yerlerde bahsettim) grubundan Jinsil (kendisini Tablo – Bad şarkısındaki kadın olarak veyahut Man From Nowhere’in çarpıcı soundtracki Dear’dan dinlediniz aslında) ve Leessang’dan Gary (Monday Couple evet) eşliğinde jazzy bir parça.

Ne kaldı geriye? Hah tamam Dr Gong’s Music Box. Tamamen takip ettiğim bir kore indie müzik blog sayfasında tesadüf sonucu görmem ve o anki ruh halimden kaynakladığı için el attığım parça.

İzlemediğim bir dizinin daha önce hiç duymadığım soundtracki için gelen istek sonucunda bu:

Ve son olarak Two Months’tan Kim Yerim, yeni sahne adı ile Lim Kim’den (Shut Up Flower Boy Band’de L ile çift olan, evet doğru bildiniz!) All right çevirim var sıcak sıcak.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s